Avrupa’da Yaşamak İçin Ne Yapmalı?

Türkiye'de yaşamla ve Avrupa’da yaşamak arasındaki farkların bizi nasıl değiştirdiğinden bahsetmek istiyoruz. Yurt dışında yaşamak istiyorsanız bu haberimiz sizi yakından ilgilendiriyor.

Avrupa’da yaşamak pek çoğumuz için bir çocukluk rüyasıdır. Gerek sosyo-kültürel gerekse de çalışma koşulları ve eğitim olanakları açısından Avrupa’da yaşamanın pek çok avantajı bulunuyor. Ne yazık ki Türkiye ile Avrupa ülkeleri arasındaki makas giderek açılıyor. Bu durum beyin göçü denilen kavramın daha yoğun biçimde gerçekleşmesine neden oluyor. Özellikle üniversite eğitimini Türkiye’de tamamlamış çok sayıda nitelikli insan, daha olumlu koşullarda kariyer yapmak için gözünü Avrupa ülkelerine çeviriyor. Aynı durum bizzat eğitim süreçleri için de geçerli olabiliyor.

Avrupa’ya turist olarak seyahat etmek, Euro’nun TL karşısında iyice değer kazanmasından sonra biraz daha zorlaştı; fakat bu durum dışarıda çalışmak isteyenlerin iştahını kabarttı diyebiliriz. Avrupa’da yaşamak çalışmak ve burada döviz biriktirmek, son dönemde herkes için çok cazip bir seçenek olmaya başladı. Avrupa’daki göç politikaları ne yazık ki geçmişe göre bir nebze değişmeye başladı. Artık yoğun göç dalgalarından söz etmek zor. Ülkeler bu konuda eskiye nazaran biraz daha seçici davranıyor. Bu nedenle nitelikli bireylerin genelde şansı biraz daha yüksek olabiliyor.

Motivasyonunuz Yerinde Olsun

Avrupa’da yaşamak denildiği zaman akla pek çok ülke gelse de Türklerin en çok ilgi gösterdiği ülkeler arasında elbette Almanya, Belçika, Fransa, İngiltere, İspanya, Danimarka, İsveç, Avusturya, Hollanda, Belçika gibi ülkeler yer alıyor. Onun dışında ülkemize yakın olmasından dolayı Rusya ve son yıllarda vize muafiyet kalktığı için Ukrayna, Sırbistan, yatırım açısından cazip ülkeler arasında gösteriliyor. Burada her ülkenin daha özel motivasyonlara sahip olduğu söylenebilir. Özellikle İngiltere daha çok eğitim amacıyla tercih edilen bir ülke olarak dikkat çekerken, Rusya yatırım konusunda değerlendiriliyor.

İnsanların şu anda kariyerlerini Avrupa’da sürdürmeleri, aileleriyle beraber bu modern ve görece huzurlu ülkelerde sürdürmeleri için çok fazla neden var. Çoğu insan bu olanağı yaratamadığı için Avrupa’ya gidemiyor; ancak Avrupa hayalleri her zaman zihinlerde yer etmeye devam ediyor. Avrupa ülkeleri herkes için daha çağdaş, ekonomik açıdan daha konforlu, insan haklarına çok daha saygılı bir hayat vadediyor. Önemli olan bürokratik engelleri aşmak ve doğru zamanda doğru başvuruları gerçekleştirmek.

Bu yazıda Avrupa’da yaşamanın ayrıcalıklı yönlerine, Schengen vizesi ya da doğrudan vatandaşlık almak için nasıl bir yol izlenmesi gerektiğini, Avrupa’daki eğitim ve iş koşullarını aktarmaya çalışacağız.

Avrupa’da Eğitim

Sadece ülkemizde değil, dünyanın pek çok bölgesinden genç insan eğitim hayatı için Avrupa’daki çağdaş üniversite opsiyonlarını değerlendiriyor. Bunu sadece okul bağlamında düşünmek doğru değildir. Bu tip planlamalar yapılırken genelde şehir yaşamı, ekonomi, iş olanakları gibi kriterler de düşünülüyor. Bugün ne yazık ki dünyanın en iyi 500 üniversitesi gibi bir listeye sadece 2-3 üniversitemizi dahil edebiliyoruz. Bu nedenle genç öğrenciler Avrupa’ya açılmanın en önemli köprüsünün eğitim olduğunu düşünüyor.

Nitelikli öğrencilere her zaman kapılar açan Avrupa ülkeleri bulunuyor. Diğer yandan öğrenci değişim programlarıyla ön plana çıkan İngiltere, Slovakya, Macaristan gibi ülkelere de yoğun bir ilgi söz konusu. Bu okullar öğrencilerin kariyer planlamalarında önemli bir yer buluyor. Diplomalarında bu okullardan mezun olduğu yazan öğrencilerin hem o ülkelerde hem de Türkiye’de iyi bir pozisyon yakalama şansı artıyor. Genelde üniversite eğitimi için Avrupa’yı tercih eden kişiler, mezuniyet sonrası buraya yerleşmenin planlarını yapıyor. Prag, Barcelona, Londra, Bratislava, Berlin, Paris, Madrid, Münih, Zagreb, Lizbon, Atina, Budapeşte gibi şehirler eğitim anlamında her zaman bir adım öne çıkıyor.

Avrupa’da Kariyer Yapmak

Avrupa’da yaşamak hemen herkesin hayali ancak bu öyle sanıldığı kadar kolay bir süreç değil. Elbette çoğumuz kendimiz ve ailemizin refah içinde bir hayata dahil olmasını arzularız. Kimi insanlar bu koşulları Türkiye gibi bir ülkede de bulabilir; ancak bu durum ne yazık ki büyük çoğunluklar için böyle değil. En azından sayısal veriler ve rakamlar hiç de böyle söylemiyor. Avrupa’ya yerleşme şansı bulabilen kişiler bu anlamda gerçekten de çok şanslı. Avrupa’da hayatınızı sürdürebilmeniz için öncelikle makul ve kabul edilebilir bir amacınız olmalı. Sadece keyif sürmek, deyim yerindeyse kapağı atmak için Avrupa’ya gitmek istiyorsanız, eliniz boş şekilde kapılardan döneceğinizi unutmayın.

Bir Amaç Etrafında Gidin

Avrupa’ya gitmenizi anlamlı kılacak bir iş projesi, bir eğitim projesi olmak durumunda. Bu amaç, sizin daha kolay kabul edilmenizi sağlayabilir. Ayrıca Türkiye’den giderken buradaki referanslarınız da önemlidir. Bazı ülkeler kimi iş kollarına daha fazla açıktır. Bu konulardaki boşluğu doldurmak adına sizin uzmanlığınıza ihtiyaçları olabilir. İŞKUR üzerinde de son zamanlarda Avrupa temelli iş ilanlarının yoğunluk kazandığını görüyoruz.

Geçici bir süreliğine çalışmak amacıyla Avrupa’ya gittikten sonra burada yaşayıp yaşamayacağınıza bir bakmanız ve daha sonrasında bu hedefinizi gerçekleştirmeniz gerekiyor. Avrupa’da yaşayan insanların görece daha huzurlu, daha mutlu ve sakin bir yaşam sürebildiklerini görüyoruz. Demokratik ve insan haklarına saygılı ülkelerde ortalama insan ömrü çok daha uzundur. Hem yeni bir dil öğrenme hem de farklı kültürlerin bir parçası olmak adına bu özel deneyim size muhtemelen çok şey katacaktır.

Mutlaka okuyun: Yurtdışında İş Kurmak İsteyenlere Tavsiyeler

Schengen Vizesi Nedir?

Schengen vizesi Avrupa’daki 26 ülkenin kendi aralarında imzaladığı çok özel bir vize türüdür. Bu ülkeye mensup olan vatandaşlar diledikleri ölçüde imzaya dahil olan ülkelere giriş çıkış yapabilirler. Tıpkı bir şehirden başka bir şehre gider gibi yolculuk yapabilirler. Gerçekten de bu müthiş bir ayrıcalık sunmaktadır. Bu ülkelerin dışında kalan ülkeler de kısa süreli geçerli olmak kaydıyla Schengen vizesine başvuru yapabilirler. Buradaki amaç ülkelerin kendi aralarındaki ticari hacmi artırmak, turistik faaliyetleri canlandırmaktır.

Danışmanlık Hizmeti Almak Önemli

Avrupa’ya gitme süreçlerinde bireysel olarak başvurularda bulunmak pek doğru ve akıllıca bir hamle değildir. Bu genelde başvurunuzun olumsuz sonuçlanma nedenlerinden biri olarak da kabul görür. Danışmanlık hizmeti aldığınız takdirde süreci sizin adınıza yürütecek profesyoneller ile beraber çalışma şansı bulursunuz.

Bu konuda örneğin bazı bilinir danışmanlık şirketleri Schengen vizesine dair belgeleri düzenler ve vizeyi alabilmeniz adına çeşitli çalışmalar yürütür. Çünkü bu tip süreçlerde neyin size avantaj neyin dezavantaj getireceğini kestirmek zor olabilir. Ufak tefek maddi hatalar dahi başvurunuzun olumsuz sonuçlanmasına neden olabilir; ancak danışmanlık hizmeti tüm bu hataların önüne geçecektir.

Nasıl Bir Yöntem İzlenebilir?

Yukarıda da açıkladığımız üzere belli mesleklerde nitelik sahibi olan kişilerin Avrupa’ya geçiş yapma şansı yüksektir. Diğer yandan yüksek lisans başvuruları sayesinde herhangi bir şirkette staj yaparak da kariyerinizi başlatabilirsiniz. Diğer yandan buradaki bağlantılarınızı ve tanıdıklarınızı devreye sokarak, resmi bir şirket daveti alabilirsiniz. Tüm bunlar, Avrupa’da tutunmanız için en azından başlangıç aşamasında size yardımcı olacaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu